Zoom Neden Eleştirilerin Odağında?

Sadece birkaç ay önce zoom denildiğinde herkesin aklına kamerada görüntü yakınlaştırması gelirken bugün görüntülü görüşme uygulaması olan Zoom’u tartışıyoruz. Bu uygulama neden birden hızla yayıldı ve ardından eleştirilerin odağına oturdu? Zoom’u meşhur olmadan önce de tanıyan biri olarak yazıda eleştirilere, dedikodulara ve yanlış anlaşılmalara iddia başlıkları ile yer vereceğim.

Covid-19 mekândan bağımsız çalışmayı zorunlu kılınca işletmeler toplantıları, eğitim kurumları dersleri ve birçok kuruluş da yüz yüze yaptığı çalışmaları sanalda yapabileceği platformlar aramaya başladı. Standart kullanıcının beklentisi şuydu: Sesli ve görüntülü görüşülebilsin, sunum veya uygulama gösterilebilsin ve görüşmenin kaydı alınabilsin.

Zoom, insan-bilgisayar etkileşimi açısından iyi tasarlanmış bir uygulama. Arayüzü minimal ve yalnızca ihtiyaç duyulan şeylere yer verilmiş. Bu yönüyle kullanıcı deneyimden faydalanıldığı görülüyor. Video akışında görüntü kalitesini koruyor, bir uygulama gösterirken en ufak yazılar dahi net okunuyor. Ses kalitesi iyi, yankı yapmıyor. Kişisel bağlantı kaliteleri etkili olsa da Zoom kaynaklı ses ve görüntüde takılma-donma yaşanmıyor. Zoom’un ön plana çıkaran şey geleneksel rakiplerinin tüm bu konularda sınıfta kalması oldu.

Zoom ile ilgili bir süredir WhatsApp dedikoduları yapılıyordu. Sözcü Gazetesinden Sultan Uçar bu dedikoduları toparlayıp haber yapmış, başlığını da “18 milyon öğrenci ve 1 milyon öğretmen için çok büyük risk!” koymuş. Haber eğitim çevrelerinde paniğe neden olsa da yapılmasının hayırlı olduğunu düşünenlerdenim. Şimdi iddialarını tek tek inceleyelim.

İddia 1: “Geçtiğimiz hafta cinsel içerikli, ırkçı nefret söylemi içeren mesajlar bir anda sosyal medyada yayılan ve hack’lenen şirket hakkında New York Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı.”

New York Times’ın haberine göre savcılık artan veri akışının güvenliğinin sağlanabileceği konusunda endişeli olduğunu ifade edip Zoom’un güvenlik uygulamalarını daha kapsamlı bir şekilde gözden geçirip geçirmediğini anlamak için bilgi istiyor.

Bilgi isteği soruşturma olarak nitelendirilebilir. Zoom bu konudan şikayetçi değil ve bilgi paylaşımı yapacağını şu şekilde ifade ediyor: “New York başsavcısının bu konulardaki katılımını takdir ediyoruz ve ona istenen bilgileri vermekten mutluluk duyuyoruz.”

Soruşturma, haberde yazıldığı gibi cinsel içerikli, ırkçı nefret söylemi içeren mesajlar veya hacklenme ile ilgili değil, veri güvenliği ile ilgili.

İddia 2: “Sisteme öğretmenlerin hesap ve öğrencilerin de kişisel bilgilerinin giriş yapılarak kullanılması nedeniyle, bilgiler programı yöneten uluslararası şirketin eline geçti.”

Öğretmen ve akademisyenlerin çoğu Zoom’u kişisel hesapları ile kullanıyor. Görüşme başlatabilmek için yönetici veya öğrencilerin bilgilerinin paylaşılması gerekmiyor. Yani bu bilgi başta teknik olarak yanlış. Öğrenme yönetim sistemleri ile entegre çalışan, öğrenci datasına ve video görüşmelerinin kaydına doğrudan sahip olan görüntülü görüşme uygulamaları da var. Zoom’un bunlara göre elde ettiği bilgi hiçbir şey değil.

İddia 3: “Zoom programının ücretsiz olduğunun altını çizdi. Fakat bazı öğretmenlerin hesaplarından 58.5 dolar kesildi.”

Zoom’un dört paketi bulunuyor. Ücretsiz paket kullanacaksanız sizden herhangi bir banka bilgisi istemiyor. Zoom’un en pahalı paketinin ücreti ise 19.99 dolar. Siz banka bilgilerinizi girmezseniz kimse zorla sizin hesabınızdan hacklenmeniz dışında para çekemez. Paket fiyatlarının uyuşmazlığı da dikkate alınırsa geriye iki ihtimal kalıyor. Birincisi banka bilgilerinin hacklenmesi. İkincisi ise yanlışlıkla bir başka site üzerinden ödeme yapılmış olması.

İddia 4: “Türk öğrencilerin canlı yayındaki görsellerinin de, art niyetli kişi ya da kişilerin eline geçme riskini ortaya çıkardı.”

Herhangi bir görüntülü görüşme uygulaması kullanıyorsanız görüntülerin ele geçirilme ihtimali her zaman vardır, bu Zoom’a özel bir durum değil. Art niyetli kişiler bir ders kaydı ile ne yapacaklar onu da bilmiyorum.

İddia 5: “Bakan Ziya Selçuk’un, 81 il müdürüyle her pazartesi yaptığı online toplantıda konuyu, acil gündem maddesi olarak ele aldığı öğrenildi.”

Bu bilgi doğru ancak yanlış yorumlanmış. Konu öğretmenlerin herhangi bir uygulamayı kullanmaya zorlanamayacağı şeklinde.

İddia 6: “Zoom aracılığıyla yapılan toplantı ve uzaktan eğitimler ‘hack’lenmiş, cinsel içerikli, ırkçı ve nefret söylemi içeren mesajlar yayınlanmıştı.”

Hacklenmek, herhangi bir bilgi veya belgenin olağan yollar dışında elde edilmesini ifade ediyor. Herhangi bir görüntülü görüşme uygulamasına görüşme dışında birilerinin katılması mümkün ve bu hacklenme değildir.

İddia 7: “ABD’li girişimci Elon Musk, uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’te çalışanların işle ilgili video konferanslarında Zoom uygulamasını kullanmasını ‘programın güvenlik açığı ve veri ihlali’ gerekçesiyle yasaklamıştı.”

SpaceX’te çalışanların Zoom kullanmasının veri güvenliği nedeniyle yasaklandığı doğru. Ancak güvenlik açığı ve veri ihlali yorumu yanlış, nedeni de concern (şikayet) kelimesinin yanlış çevrilmesinden kaynaklı. SpaceX’te Zoom kullanımının yasaklanmasının nedeni hepimizin tahmin ettiği şey: kritik bilgi ve geliştirmelerin korunması. Bu nedenle de çalışanlara bir başka görüntülü görüşme uygulaması değil; e-posta, metin ve telefon kullanmaları öneriliyor.

İddia 8: “MEB’in kullanılması yönünde resmi talimatı olmadığı ve sistem yöneticisi olarak da programa girip öğrencileri davet eden öğretmenler göründüğü için bir öğrencinin kişisel verisinin sızması durumunda yasal sorumluluk, sisteme giren ve dersi veren öğretmenin üzerine kalıyor.”

Eğer bir görüntülü görüşme uygulaması kullanacaksanız bu risk hep vardır. Bu Zoom’a özel bir güvenlik sorunu değil. Ayrıca, yasal olarak verilen bilgi de doğru değil. Çünkü, uygulamaya göre değişiklik gösterebiliyor.

Şimdi gelelim çözüme. Hangi görüntülü görüşme aracını kullanırsanız kullanın şunlara dikkat etmeniz gerekiyor:

  1. Bağlantı linkini ve şifreyi mümkünse her görüşme için değiştirin.
  2. Katılımcılar için bekleme odası oluşturun ve tanıdıklarınızı içeri alın.
  3. Toplantıda tanımadığınız biri varsa onu toplantıdan çıkarın.
  4. Ses, görüntü ve ekran paylaşımı yetkisini elinizde tutun.

Sağlıklı günler dilerim.  

The following two tabs change content below.

Mustafa Çetinkaya

Yönetim Kurulu Başkanı - Yeni Ekonomi Derneği
Yönetim Bilişim Sistemleri, Uluslararası Finans ve İktisat bölümleri lisans, Yeni Medya yüksek lisans mezunudur. Enformatik alanında doktora yapmaktadır. Haliç Üniversitesi İşletme Enformatiği Bölümünde tam zamanlı Öğretim Görevlisidir.

6 YORUM Leave new

Teşekkür ederim. Önemli bir mevzuya değinerek bizi aydınlattınız.

Cevapla
Ramis Alay
06/04/2020 4:54 PM

Güzel bir degerlendirme gazetelerde yapılanlar adeta şarlatanlık .Ülkemizin böyle bir yazılımının olmaması üzücü.Oysa bu yazılım milli olsa bu gibi Amerika ve İçin arasında oyunçak olmazdık.

Cevapla

Teşekkürler hocam, aklıselim insanlara ve yazılarına ihtiyacımız var.

Cevapla
Ayşen Atalan Sözbilir
06/04/2020 5:22 PM

Yaklaşık 3 yıldır zoom kullaniyorum.
Çok memnundum
Aynı eba daki gibi özellikle sorunlar çıkarıp çalışmaların ve katılımın engellenilnedinin istendiğini düşünüyorum.
Zaten yenilenmek çok zor. Korkuttun mu da daha dsha xor.

Cevapla

Çok anlaşılır bir açıklama olmuş teşekkür ederim.

Cevapla

Mrb,

İddia5’te öğretmenlerin bir uygulama kullanmaya zorlanamayacağı söylenmiş ama whatsap hariç olmalı. Zira whatsap mecbur. Keşke olmasa.

Ben bunu teknolojiyle sonradan tanışan belli bir yaş üstündeki insanların fantezisi olarak değerlendiriyorum.

Sıkıntı işler…

Cevapla

Ramis Alay için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir