Şahver Kaya ile Eğitim ve Endüstri 4.0 Üzerine

24/10/2017
Nazlıcan Turgal

Derneğimiz Araştırmacısı Nazlıcan Turgal, Şahver Kaya ile eğitim, ekonomi ve Endüstri 4.0 üzerine bir röportaj gerçekleştirdi. Keyifli okumalar dileriz. 

Nazlıcan Turgal: Türkiye’de üniversite mezunlarının yetkinlikleri ile iş dünyasının talepleri örtüşmüyor. Genç işsizliği %24,5 oranına ulaştı. Ortada sistemsel bir sorun var. Bu sorunun çözümü için nereden başlamak gerekir?

Şahver Kaya: Bu soruya tek kelimeyle cevap “KALİTELİ EĞİTİM” olurdu. 

Sorun gerçekten büyük. Ancak aşılamayacak bir sorun değil. Bunu aşabilmiş örnek ülkeler var önümüzde değil mi? Özellikle Bilgi ve İletişim Teknolojileri kurulma ve yayılma aşamalarında Asya’daki bazı ülkelerin ve doğu Avrupa ülkelerinin gösterdikleri kalkınma atılımlarına bakın…

Toplum olarak akıl ve bilimle hareket ettiğimiz sürece çözemeyeceğimiz sorun yok. Türkiye’de eğitim sistemi ne yazık ki iş dünyasının beklentilerini karşılayacak iş gücünü yetiştiremiyor. Herkesin mühendis veya yüksek mühendis olduğu bir ortamda tekniker rolü çoğu zaman boş kalıyor.

Özellikle 2020 cari açık beklentilerini konuştuğumuz bugünlerde Almanya’nın ABD gibi ülkelere göre daha iyi bir noktada olduğunu görüyoruz. Almanya sürekli olarak cari fazla vermeye devam ediyor. Bu Almanya’nın daha çok üreten bir toplum olduğuna işaret ediyor. Bugün tüm Avrupa ülkeleri Alman modelini anlamaya ve uygulamaya çalışıyor.

Peki nedir bu Alman modeli? Klasik model önce okumayı sonra tecrübeyi öne çıkarırken Alman eğitim modeli okuma ve tecrübeyi aynı anda hayata geçiriyor. Kaliteli teknik liselerde daha kaliteli bir eğitim ile bunu başarabiliriz. Birkaç gün önce ENKA’ya ait bir Teknik Liseden haberdar oldum. Çok hırslı bir genç arkadaşla tanıştım bu okuldan. Doğrusu ülkemizdeki tüm teknik liselerin aynı şekilde seviyelerini yükseltmemiz lazım. Bizim çıkış yolumuz teknolojidir ve teknoloji kaliteli eğitimle mümkün olacaktır.

Unutmayalım ki 19. yüzyılda Almanya ve ABD gibi bugünün gelişmiş ekonomileri henüz gelişmekte olan ekonomilerdi. O dönemin gelişmiş ekonomisi İngiltere’yi yakalamaya çalışıyorlardı. Bunun için teknolojiyi kullandılar ve toplumlarına teknik beceriler kazandırdılar. Teknolojik dönüşümü milli büyüme stratejilerinin temeli yaptılar. 20. yüzyılda bu ülkeler dünyanın en gelişmiş ülkeleridir. Aynı şekilde Çin teknolojik gelişim ve büyümeyi milli stratejisinin merkezine koyarak Bilgi ve İletişim Teknolojileri devriminin başladığı 1970’lerden bu yana 100 katlık bir ekonomik sıçrama yaratabildi.

Nazlıcan Turgal: Türkiye’de gençler girişimci olmaya teşvik ediliyorlar. Ancak bu teşvikin uygulama safhasında güçlüklere dönüştüğünü görüyoruz. Ne tür kolaylaştırıcı önlemler alınabilir?

Şahver Kaya: Girişimcilik için Türkiye’de ne yazık ki uygun ekosistem hala oluşabilmiş değil. Yatırımcılar daha az riskli gördükleri ve daha çok tanışıklıkları olan girişimcilere yöneliyor. Türkiye’de yatırımcı girişimci seçiyor halbuki ideal olan girişimcinin doğru yatırımcıyı seçtiği ortamdır. Devletin bu konuda önemli adımlar atması gerekiyor. Kanun yapıcılar birçok ülkede girişimcilik ekosistemini yarattı. Bunu özel yatırımcıdan bekleyerek ancak Türkiye’de geldiğimiz noktada olabiliriz! Devletin gerçek anlamda ülkenin kalkınmasına ivme katma potansiyeli olan, küresel başarılar kazanma potansiyeli olan alanlara akıllı bir takım oluşturarak destek olabilmesi gerekiyor.

Bakın Amerika’da DARPA İnterneti icat etmedi mi veya Israil’de YOZMA ülkenin venture capital endüstrisini oluşturarak girişimler için ideal ekosistemi ortaya koymadı mı? Finlandiya’da SITRA ve TEKES bugün yapay zeka artırılmış gerçeklik konularına odaklanmış devlet kurumları. Örnekleri artırabiliriz… Küresel başarılara imza atabilecek girişimler için devletin de ulusal bir girişimci gibi davranması gerekiyor. Bakın Amerika, İsrail, Finlandiya ve Çin Bilgi ve İletişim Devrimindeki sıçramalarını bu şekilde yapabildi.

Nazlıcan Turgal: Dünyada iş birliği ve ticaretin geliştiği çağımızda gençler küresel rekabete nasıl hazır hale gelebilirler? Eğitim kurumlarının gençlerin modern dünya ile mücadelesinde yeri ne olmalıdır?

Şahver Kaya: Dünyaya geniş bir perspektiften bakabilen gençler yetiştirmeliyiz.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bugünün gençleri dünün gençlerinden farklı. Bir kere dünyada gerçek değişim ve dönüşüme inanıyorlar. Pozitif misyonu olan markaları alıyorlar. Daha çabuk bilgiye ulaşabiliyorlar. Bilgiyi nasıl kullanabileceğini öğrenen bir neslin yetişmesi gerekiyor.

Bilgiye sahip olmak değil bilgiyi yorumlayabilmenin ve kullanabilmenin değer göreceği bir döneme giriyoruz.

Kaliteli bir eğitim kurumunda bulunan gençler şanslı ancak ne yazık ki şu anda ülkemizde birçok arkadaşın böyle bir şansı olmayabilir. Bu sebeple araştırıp, bol okumaları ve kendilerini yetiştirmeleri çok önemli. Doğru mentörlere ulaşmaları da kritik. Ama en önemlisi genç arkadaşların bulundukları koşulları değerlendirip var olan fırsatları değerlendirmeleri ve kendilerini güçlü birer lider olarak geleceğe hazırlamaları gerekiyor.

Stoacı felsefe kötü şans veya aksayan durumları negatif değil pozitif değerlendirilir zira aksayan durumlar bize önemli hayat tecrübeleri kazandırır.

Nazlıcan Turgal: Türkiye-Almanya ilişkileri gerginliğini korurken Türkiye de dahil birçok ülkenin Almanya’nın ortaya koymuş olduğu Endüstri 4.0 vizyon planını hedeflemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de iş dünyası ve sivil toplum Endüstri 4.0’a odaklanmışken politika gündeminde Endüstri 4.0’ın az dillendiriliyor olmasını Almanya ile ilişkilerimize bağlayabilir miyiz?

Şahver Kaya: Endüstri 4.0 vizyonu küresel bir akımdır. Bu küresel bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gelişmiş bilgi ve iletişim teknolojileri geldikleri nokta itibarı ile artık sanayiye girmek zorundaydı. Biliyorsunuz Web 1.0 veya Web 2.0 gibi sadece Internet dünyasını ilgilendiren dönüşümleri yaşadık. Sıra sanayideki dönüşümdü. Almanya iyi bir PR çalışmasıyla ve elini çabuk tutarak başarılı bir şekilde bu dönüşüme bir çerçeve ve isim koyan ilk ülke oldu.

Türkiye-Almanya ilişkileri konusuna gelince siyasi konularla ekonomik konuları bir araya getirmek doğru olmaz. Şimdi Almanya’daki seçimler sonlandı. Durumun normale dönmesini umut ediyorum. Zira Türkiye ve Almanya’nın ortaklıkları çok eskiye dayanır ve kaliteli bir ilişkidir.

Nazlıcan Turgal: Birçok yorumcu Türkiye’nin endüstriyel evrelerde 2,5 aşamasında olduğunu söylüyor. Türkiye mevcut gidişatı ile Endüstri 4.0 evresine ne zaman ulaşabilir? Türkiye Endüstri 4.0 evresine ulaştığında insani gelişmişlik açısından da Almanya seviyesine ulaşabilir mi? Yoksa bunun için ayrıca politikalar mı geliştirilmeli?

Şahver Kaya: Endüstri 4.0 şirketlerin iş modellerini tamamıyla değiştireceğe benziyor. Durum böyleyken Türkiye’de şirketlerin hala 2.5 aşamasında olması üzücü. Bunu bende görüşmelerimden biliyorum ve endişeliyim.

Türkiye’de işletmelerin yüzde 99’u KOBİ’lerden oluşuyor. Ülke olarak elbette bu işletmelerin güçlü, çevik, yenilikçi çalışma imkanları sağlayarak KOBİ’lerin Endüstri 4.0 ile daha hızlı büyümesini sağlamak zorundayız. Bu acilen üzerine odaklanılması gereken milli bir konudur. Devletin doğru araçlarla bu konuda ön ayak olması önemlidir.

Bu konuda Hürriyet’de bir yazı yazmıştım. Bu yazıda bazı sorular sormuştum… O soruları burada da tekrarlayacağım.

Örneğin Sanayi 4.0 konusunda bir yol haritası çalışılmışsa, bir an önce kamuoyunun önüne gelmelidir.

Ülkenin en kritik kararlarının tartışıldığı o masada, Türkiye’nin geleceği için büyük önem taşıyan, milli dijital dönüşüm yolculuğumuzdan kim sorumlu?

Sorumluluğu sadece Türkiye’nin Dijital Dönüşüm yolculuğu olan, teknolojiyi içselleştirmiş, dünyayı okuyabilen yeni bir bakanlığın oluşturulması, ülkemizin dijital ekonomiye hazırlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Nazlıcan Turgal: Endüstri 4.0 evresinde otomasyon ile birçok işte insana olan ihtiyaç azalıyor. Almanya ortaya çıkabilecek işsizliğe karşı önlemler geliştiriyor. Türkiye bu süreci nasıl planlamalı?

Şahver Kaya: Bu konudaki birçok araştırma ve benim bu konudaki fikrim aslında uygun koşullarda daha umut verici bir geleceğe işaret ediyor. İşler yok olmayacak ama yeniden yapılandırılacak. Şöyle ki; bilgi ve iletişim teknolojilerinin altın çağı olarak isimlendirilen önümüzdeki 20-30 yıllık dönemde ürün konsepti tamamıyla değişecek. 20. yüzyılın başlarında hayata geçen seri üretim artık yavaş yavaş yok olacak. Müşteriye göre özelleştirilmiş çok daha uzun ömürlü ürünler hayatımıza girmeye başlayacak.

El değiştiren değerin tanımı değişmekte. Bu ürünlerin sağladığı servisin ücretini ödeyeceğiz. Şimdi böyle bir senaryoda yepyeni meslek grupları ortaya çıkacak. Bu uzun ömürlü makinaların bakım ve onarım işi gibi. Bakın bugün endüstriyel anlamda Rolls Royce harika bir örnek, jet motorlarını satmak yerine müşteriye veriyorlar ve müşteri jet motorunu kullandığı saat başına ödüyor.

Tüm bu dönüşüm tabi ki üretim sektörü çalışanlarının da profili değiştiriyor. ABD’de Nevada’da Carson City’de bulunan üreticiler kalifiye elemanlar bulmakta zorlandıklarında yerel bir meslek yüksek okulu ile anlaşarak 16 haftalık bir program yaratmış. Bu programa sınavla alınan katılımcılar programı bitirdiklerinde iyi kazanç sağlayabildikleri sağlam şirketlerde çalışmaya başlamış.

Aslında otomasyon tekrar edilebilen doğası gereği daha basit işleri insanlığın elinden alacak. Böylelikle düşünme ve yaratıcılık gerektiren işlerle meşgul olacak insanlık. Bence bu insanın gerçek potansiyelini elde etmesi için harika bir fırsat.

Yapay zekanın çözülecek bir sonraki problemin ne olduğunu belirlemesi pek imkan dahilinde görünmüyor. O halde kritik düşünme yeteneği, problemleri öngörebilen bir vizyona sahip olmak gerekiyor. Ancak bu senaryoda yaratıcı ve düşünebilen insanlardan bahsediyoruz. Bunun için de kaliteli bir eğitim şart. Akıl ve bilime dayalı bir eğitim sistemi ile ancak yeni ekonomiye hazırlanabilir Türkiye. Eğitim sistemindeki akıl ve bilim dışı her uygulama ulusal güvenlik tehdididir.

Nazlıcan Turgal: Paylaşmış olduğunuz değerli bilgiler ve yorumlarınız için okuyucularımız adına teşekkür ederim.

Şahver Kaya’nın Hürriyet Dijital Ekonomi Köşesindeki yazılarını okumak için tıklayın! Şahver Kaya’ya Twitter üzerinden ulaşabilirsiniz.

The following two tabs change content below.

Nazlıcan Turgal

Araştırmacı - Yeni Ekonomi Derneği
Kadir Has Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finans son sınıf öğrencisi. Yeni Ekonomi Derneği 2017 Yaz Dönemi Stajyeri ve Araştırmacısı. Kadir Has Üniversitesi Bilgi Merkezi Asistan Öğrencisi ve HASMUN üyesi.

1 YORUM Leave new

“Eğitim sistemindeki akıl ve bilim dışı her uygulama ulusal güvenlik tehdididir.”
Hele bu cümleye kocaman bir BRAVO!
Şahver Kaya, düşünce biçimi, eğitimi ve sürekli geliştirdiği çalışmalarıyla – ve tabii son zamanlardaki gazete yazılarıyla- Türkiye için büyük bir şans, bir çözüm kaynağı… Mutlaka kulak verilmeli…

Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir